İzmir’de 6 eğitim emekçisine 29 Aralık sürgünü

19

İzmir’de Eğitim Sen üyesi 6 öğretmen greve katılarak barış talebinde bulundukları için il dışına sürgün edildi.

İzmir Kiraz’da 29 Aralık grevine katılan 6 öğretmene il dışına sürgün edildi. Aralarında ilçe baş temsilcisinin de bulunduğu 6 Eğitim Sen üyesi öğretmen greve katılarak barış talebinde bulundukları için il dışına sürgün edilme cezası verildi.

Evrensel’de yer alan habere göre 6 öğretmen Balıkesir, Afyon, Manisa ve Kütahya’ya sürgün edildi. Eğitim Sen üyelerine yönelik açılan soruşturmada müfettişler ‘kademe ilerleme cezası’ öngörürken, görev yeri değişikliği talebinde bulunmadı.

SÜRGÜNE TEPKİ GÖSTERMEK DE YASAKLANDI

Konuyla ilgili Eğitim Sen İzmir 1 No’lu şubenin yapmak istediği eylem Kiraz Kaymakamı Mustafa Akgül tarafından, OHAL gerekçe gösterilerek yasaklandı. Herhangi bir tebligatın yapılmadığı yasaklamada, açık veya kapalı herhangi bir alanda toplantıya izin verilmeyeceği, aksi durumda müdahale edileceği sözlü olarak iletildi. Kiraz Kaymakamı Akgül, daha önce de Şair Şükrü Erbaş’ın ilçede yapmak istediği etkinliği yasaklamıştı.

“BİR GÜN MUTLAKA HESAP VERECEKLER”

Konuyla ilgili yazılı açıklama yapan Şube Başkanı Bahri Akkan, “Tarihinin hiçbir döneminde kendi politikalarına muhalif oldu diye devlet bu kadar kin, nefret ve intikam politikalarıyla yönetilmemiştir. Kinden, nefretten, intikamdan başka bir şey düşünmediğinden her türlü ulusal ve uluslararası hukuku ayaklar altına alanlar bilsinler ki bir gün mutlaka bu yaptıklarının hesabını vereceklerdir” dedi.

“BU HUKUKSUZLUKLARI YAPANALR FETÖ’DEN AÇIĞA ALINDI”

“Eğitim öğretimi çok düşündüğünü ileri sürenler kış ortasında, eğitim-öğretim yılının ortasında bu sürgünleri, varsa vicdanları rahatsız olmadan kabul edebiliyorlar mı?” sorusunu soran Akkan açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Bu hukuksuzlukları yapanların bir bölümünün FETÖ kapsamında açığa alındığının, içeriye atıldığının, meslekten ihraç edildiğinin kamuoyu tarafından da bilinmesini istiyoruz. İzmir ilindeki bu özel uygulamaların da hesabını mutlaka fiili, meşru mücadelemizle ve hukuk mücadelemizle soracağımızı buradan bir kez daha haykırıyoruz.”