Kemal Bülbül: Almanya’da resmi olan Alevilik anayurdunda yasaklı

172

PİRHA-HDP Milletvekili Kemal Bülbül, Almanya’da Aleviliğin inanç olarak resmen kabul edilmesini “Anayurdunda yasaklı bir inanç Avrupa ülkelerinde diğer inançlar gibi kabul ediliyor. Türkiye eğer hukuktan yanaysa bu gelişmeyi hukuksal bir ders olarak görmeli. Aksi halde utanılması gereken bir durumdur” sözleriyle değerlendirdi.

Almanya’nın Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti Parlamentosu, Alevilerin bir inanç topluluğu olarak kabulünü resmen onayladı. Karar, tüm Alevi toplumunca memnuniyetle karşılanırken konuya ilişkin bir açıklama da Halkların Demokratik Partisi (HDP) Antalya Milletvekili Kemal Bülbül’den geldi.

HDP’li Bülbül, Cumhur ittifakının kendilerini ‘siz, bizi Avrupa’ya şikayet ediyorsunuz’ diye suçlamaya çalıştığını belirterek “Bu külliyen yalandır. Biz insan hakları ve temel özgürlüklerden söz ediyoruz. Bu bağlamda uluslararası evrensel hukukun işletilmesi gerektiğini söylüyoruz. Lakin kendileri sıkıştıklarında reformdan söz edebiliyorlar. Tabi bu reform, kendi yurttaşlarına söylenmiş bir söz değildir. Bu, dış dünyaya söylenmiş bir yalandır. ‘Bize yaptırım uygulama. Yabancı sermaye gelip yatırım yapsın’ demenin diplomatik adıdır bu. Yoksa reform falan yok” dedi.

“ALEVİLİK KÜRESEL SORUNDUR”

Bülbül, Almanya’da elde edilen statünün çok önemli olduğunu vurgulayarak sözlerini şu cümlelerle sürdürdü:

“Öncelikle yoksulluk, işsizlik nedeniyle Almanya’ya gidip, orada değerlerine sahip çıkan, diplomasiyi, mücadeleyi öğrenen, kendini yetkinleştiren tüm arkadaşlarımı canı gönülden kutluyorum. İnsanların, inancına sahip çıkıp, mücadeleyi yıllara yayarak bu noktaya getirmiş olmaları son derece değerlidir.

Alevilik küresel bir sorundur. Azerbaycan, İran, Irak, Suriye, Türkiye, Kıbrıs, Balkanlar ve Avrupa’da Alevi toplumu var. Ve Alevilerin yaşadığı her yerde inançları inkar ediliyor. En çok da Türkiye’de. Türkiye’de ‘Aleviyim’ demek suçtur. ‘Aleviyim’ dediğiniz zaman siyaset yapmış oluyorsunuz. Alevi kimliğini devlet, inkar ve rencide ederek; nefret suçu işleyerek siyasal hale getirdi. Türkiye gibi ana yurdunda yasaklı bir inanç Avrupa ülkelerinde bütün diğer inançlar gibi kabul ediliyor. Türkiye hukuktan yanaysa eğer bundan hukuksal bir ders alınarak gereğinin yapılması lazım. Aksi halde utanması ve yerin dibine geçilmesi gereken bir durumdur.”

“UTANMADAN AÇILIM TERANELERİNİ TEKRARLIYORLAR”

Bülbül, AKP iktidarının geçtiğimiz yıllarda başlatmış olduğu Alevi, Kürt, Roman açılımına da gönderme yaparak, “Kürt açılımının geldiği noktayı görüyoruz. İmralı’ya tecrit, HDP’lilere tutuklama, Kürt belediyelerine kayyum. Roman açılımının geldiği noktada ise; Sulukule Romanlarını silip süpürme, oradaki kültür, tarih, müzik ve daha birçok değer yok oldu. Alevi açılımında ise Madımak davasının zaman aşımına uğratılması, Maraş anmasının yasaklanması, Madımak katillerine af verilmesi…  Ve hala daha utanmadan ‘Kürt kardeşlerim’ gibi teraneleri tekrarlayıp duruyorlar. Mevcut sorunları bu hükümet çözemez. Bu hükümet bitmiştir” diye konuştu.

“ALEVİ KURUMLARINDA ÇOK CİDDİ BİR ATALET SÖZ KONUSU”

Alevi kurumlarına da “siyaseti eleştirin, öneride bulunun” diye seslenen Bülbül, şunları dile getirdi:

“Toplumsal muhalefeti biraraya getirmek için çaba içinde olun. Ama bakıyoruz ki Alevi kurumlarında çok ciddi bir atalet söz konusu. Bu durağanlığın bir an önce son bulması lazım. Kerbela Orucu, Aşure, Madımak, Hacı Bektaş Aleviliğin rutin takvimidir. Bunlar faaliyet değildir. Bunun dışında bir şeyler lazım. Alevi toplumunun kendi tarihinden, inancından, kültüründen, erenlerinden, evliyalarından almış oldukları ile Türkleri, Kürtleri, Sünnileri; bu sistemden rahatsız olan herkesi birliğe davet etmesi gerekir. Tam da 800 yıl önce Hacıbektaş’ın ‘Gelin canlar bir olalım, iri olalım, diri olalım’ sözü bugün günceldir.”

PİRHA/ANKARA