USTA ARAŞTIRMACI MEHMET BAYRAK‘TAN ZENGİNLEŞTİRICİ YENİ BİR ÇALIŞMA

16

“Beni Sen Öldür’ ve ‘Maraş Kıyımı’ adlı 2 kıtabı bulunan yazar Aziz Tunç, araştırmacı yazar Mehmet Bayrak’ın yayınlanan son  ‘KÜRT BÂTINÎLİĞİNDE KUTSAL METİNLER’ isimli kitabını konu yapan bir makale yazdı

Aziz Tunç

USTA ARAŞTIRMACI MEHMET BAYRAK‘TAN ZENGİNLEŞTİRICİ YENİ BİR ÇALIŞMA

15 temmuz darbesinden hemen önce, KÜRT
BÂTINİLİĞİNDE KUTSAL METİNLER üst başlığıyla yayınlanmış olan yeni
kitabıyla Mehmet Bayrak, Alevilikle ilgili birçok başlığı
incelemektedir.

Yaşadığımız coğrafyanın her karışı değişik inançların ve halkların
yaşamını anlatan sayısız izler taşımaktadır. Kimi yerde bir direnişin
destanı, kimi yerde bir katliamın kan izleri, kimi yerde bir halk
önderinin isyan çığlıkları, kimi yerde bir ananın yaratma ve
fedakârlık destanı gibi sayısız veri bu toprakların özgünlükleri
olarak hâlen yaşamakta, varlığını sürdürmektedir. Sayısız deyişler,
klam ve stranlar, bir o kadar söylence ve tarihin hafızasına
kaydedilmiş bilgi, bu süreçlerin ifadesi olarak bilinmeyi
araştırılmayı beklemektedir. Asıl olan bunların
varlığını bilmek, bununla övünmek değil, bunları bilince çıkartarak
bunlardan beslenmek ve geleceği bu bilgiler üzerinde, bu bilgiler
ışığında yeniden kurmaktır.

Geleceğin sağlam zeminlerde kurulması için ihtiyacımız olan geçmişin
yaşanmışlıklarını bilmek bütün aktiviteler gibi başıbaşına bir
aktivite, başlıbaşına bir emek gerektirmektedir. İşte, Mehmet Bayrak
bunları yapmaya çalışan üretken bir araştırmacı olarak her geçen gün
sözünü ettiğimiz bu özgünlükleri bulmaya, açığa çıkartmaya çalışmaktadır.

Mehmet Bayrak
‘ın incelediği konuların yaşandığı bölge, zengin ve
acılı yaşanmışlıklarla doludur. Malatya, Maraş, Kayseri ve Adıyaman
bölgesi tarihsel geçmişi çok gerilere giden, çok farklı halkların ve
inançların yaşam bulduğu bir bölgedir. Böyle olması, bu bölgeye
gizemli ve derin bir anlam katmaktadir. İnançların ve halkların
geçmiş tarih içindeki serüvenini anlamak için bu bölgenin daha
derinlikli incelemelere konu olması kaçınılmazdır.

Bu konuyla ilgili olarak aslında yapılması gereken sayısız araştırma
konusu bulunmasına rağmen, ne yazık ki böyle araştırmalar yeterince yapılmamış,
yapılamamış, yapılması çeşitli yol ve yöntemlerle engellenmiştir.
Türk tarih yazımı,Türk ve Sünni bir toplum yaratmayı amaçladığı için
bu konuları işleyen hiç bir araştırmaya sıcak bakmamış, tam tersine
bu yönlü bütün girişim ve çabaları bastırmış, engellemiştir. Devlet
daha ileri giderek araştırma konusu olan Kürt Alevi toplumunun
bilincini kontrol altına almaya çalışarak bölge insanının kendisine
değer vermesini,kendi değerlerine sahip çıkmasını zorlaştırmayı esas
alan bir politikayı egemen kılmıştır.

Yıllaryılı devlet zorunun yarattığı bu tahribatlardan dolayı adı
geçen toplum kendi değerlerini yok saymayı, basitleştirmeyi esas
aldı. Hem inanç olarak hem belirtilen bölgenin insanları olarak bu
konularda kendi dışımızda marifet aradı. Onlar için sıradan herhangi bir
yabancının ne dediği kendilerinden bir bilgenin ne dediğinden daha
önemli geldi.

Halbuki o bölge insanlık açısından yaşadığı
çeşitlilikten ve alt üst oluşlardan dolayı, büyük tarihsel ve dinsel
figürlerin yaşadığı alanlardır. Kürt Aleviliğinin oluşumunda etkisi
olan bu tarihsel ve inançsal figürlerin kimler olduğunu ve nasıl bir
sürecin içinde bugünlere taşındığını bilmek, sadece tarihi bilmek
değil, aynı zamanda bugünü bilmek açısından gereklidir.

Bu anlamda bölge halklarından Kürt Alevilerinin, geçmiş tarih
içinde neler yaşadıklarını, nasıl bir oluşum seyri izlediklerini,
bugün yaşadıkları sayısız inanç rituelinin nasıl oluştuğunu, neyi
ifade ettiğini anlamak, bugün aynı inançların hangi durumda olduğunu
görmek ve tanımak açısından hayati önem ifade etmektedir.

Mehmet Bayrak, yayınladığı bu çalışmasıyla Kürt Aleviliğinin
tarihsel ve inançsal kaynaklarını ortaya koymak adına değerli bir
katkı sunmuştur. Kürt Bâtinî inanç kültürünü, Hakikatçı Aleviliğini ve
edebiyatını, Ermeni, Êzidi, Yaresan ve Zerdüşt inançlarınn çeşitli
boyutlarını, bu inançların ve toplumların birbirini etkilemelerini,
benzerlik ve farklılıklarını ve bu toplumların müziklerini, alt
başlığı „manzum lirik ve didaktik eserler“ olan bu kitapta
bulabiliriz.

Bu kapsamda, KÜRT BATINİLİĞİNDE KUTSAL METİNLER kitabında
okuyabileceğimiz çok sayıda tarihsel bilgi ve doküman
bulunmaktadır. Bunların dışında yakın dönem Bâtınî bilgeleri ile çeşitli
sahsiyetlerinin ürettikleri eserler de bu çalışmada bir araya
getirilmiştir. Bu vesileyle belki de bir yerlerde kaybolmakla yüzyüze
kalacak olan birçok değerli deyiş, şiir biraraya getirilerek toplumun
istifadesine sunulmuştur.

Mehmet Bayrak, bu alanda sürdürdüğü calışmalarıyla hem tabu
sayılan konulara değinerek büyük bir bariyerin aşılmasını sağlamıştır
hem de Kürt Aleviliğinin kamuoyu tarafından bilinmesinde önemli bir
rol oynamıştır. Aynı zamanda Mehmet Bayrak, yaptığı bu
araştırmalarla bir Kürt Alevi yerleşimi olan bölgenin bilinir ve
görünür olmasında da önemli bir katkı sağlamıştır.

Bu tür calışmaların otantik toplum yapısının açığa çıkmasında ve
toplumsal dokunun anlaşılmasında büyük bir katkı sağladıkları
bilinmektedir. Kadim yaşanmışlıklardan elde edilen bilgilerle
toplumların yapı taşlarının öğrenilerek toplumsal dokunun bilince
çıkarılmasının önemi gözardı edilemez.

Toplumların yapısal özellikleri, onların dününde, bugününde ve
geleceğinde etkisi olan özelliklerdir. Toplumsal dünyanın anlaşılması ve o
topluma yönelik olarak söylenecek sözün isabetli bir tarzda
söylenebilmesi için bu temel yapısal özelliklerin bilinmesi önemlidir.

İşte, toplumların bu özelliklerini bilmek bu türden yazınlarla bu
türden araştırmalarla mümkündür. Toplumların inançlarının, günlük
yaşamlarının, kültürel özelliklerinin açığa çıkarıldığı bu
araştırmlar, toplumsal dünyaya dair faaliyet yürüten herkesin ihtiyacı
olan bilgilerdir.

Bu bilgilerin açığa çıkarılmasının kolay olduğu sanılmamalıdır.
Her bilgi kırıntısı yoğun bir emeğin karşılığında bizim
yararlanabileceğimiz bir hale gelmektedir. Normalde herkesin çok kolay
bilebildiği bir bilginin bile açıklayıcı olması, ancak o konuda daha
farklı verileri bilmek ve bütün bu bilgileri birlikte
degerlendirmekle mümkün olabilmektedir.
Birçok okuma yapılmadan, birçok ayrıntı yerliyerinde ele alınmadan
herhangi bir yaşanmışlıktan bir önerme yaratmak kolay değildir.

Mehmet Bayrak ortaya koyduğu birçok değerli çalışmasıyla bu
konularda farklı görüş ve düşüncelerin daha kolay konuşulmasını
sağlamıştır. Bu çalışmalar bölgeye ve Kürt Aleviliğine yönelik
araştırmaların daha çok yapılmasına, yapılan bu çalışmaların daha çok
dikkat çekmesine yol açmıştır.

Son olarak Mehmet Bayrak‘ın bu çalışmasının 15 Temmuz darbesinin
mağduru bir çalışma olduğunu da özellikle belirtelim. 15 Temmuz‘dan
önce yayınlanmış olan bu çalışma için planlanmış olan bir dizi
taniıtım etkinliği, darbenin yarattığı baskıcı ve yasakçı ortam
nedeniyle gerçekleştirilememiştir. Böylece darbenin demokrasi ve
özgürlük mücadelesi veren herkesin hayatını etkilemekle kalmadığını,
aynı zamanda yayınlanan kitapların tanıtımını da engelleyerek
kitapları da mağdur ettiğini görmüş, yaşamış oluyoruz.